Bumerang - Yazarkafe

30 Mayıs 2018

Gabrini Derma Makeup Cover Fondöten ve Dermacol Makeup Cover Karşılaştırması

Gün geçmiyorki makyaj malzemelerinde bir yenilik oluyor. Son zamanların en çok bilinen fondötenlerinden biri olan Gabrini Derma Makeup Cover Fondöten deneme imkanı bulmuşken hemen normalde kullandığım Dermacol Makeup Cover Fondötenimle karşılaştırma yapmak istedim. Açıkçası Demacol fondötenimden zaten memnundum. Şimdi birde buna Gabrini markasına ait olan Derma Cover fondöten eklendi diyebilirim. daha önce Dermacol ürünü ile ilgili yazı yazmıştım. Fakat bu yazımda tekrar bahsetmem gerekiyor.

Dermacol fondöten yoğun yapısı ve yüksek kapatıcılığı ile dövme izlerinde bile etkili olan bir ürün. Özellikle yoğun kapatıcılığı porselen makyaj yapmayı tercih edenler için son derece çözüm sunan bir ürün. Ben genel olarak Dermacol ürününü dövmelerimi kapatmak için kullanıyorum. Fakat özel gün makyajlarımda da benim kurtarıcılarımdan biridir. Farklı renkleri olmasına rağmen bendeki en açık rengi. Cilt tonuma çok uymuyor ama göz altlarımda efsane bir sonuç veriyor. 
Dermacol kullanmadan 10 dakika önce cildi iyice nemlendirmeniz gerekiyor. Yoksa çok yoğun olduğundan kalıp gibi ciltte kalıyor. üzerine uygulayacağınız pudranın bir ton koyu tercih edilmesi daha iyi sonuç almanıza yardımcı oluyor. Tüm gün ciltte kalıcı etkisi mevcut. Makyajı temizlerken ciltten arındırmak biraz zor oluyor. Herhangi bir bulaşma yapmıyor. Yoğun yapısına rağmen cilt nemli ise hemen yayılma gösteriyor. Makyajın sabit durmasını sağladığı için günlük makyajda normal fondöten ile karıştırılıp uygulanabilir. Ben severek kullanıyorum. Kapatıcılığı son derece başarılı bir ürün.

Gelelim son zamanların çok fazla methedilen ürünlerinden biri olan Gabrini Derma Makeup Cover Fondötene :) Bu ürünün şuna için 4 rengi mevcut. Fakat renk skalasını genişletmesi sanırım günlük makyaj yapanlar için de son derece iyi olacak. Yapısı biraz daha sıvı formda olmasına rağmen kapatıcılık açısından bu üründe başarılı bir ürün. Özellikle nemlendirici üzerine uygulandığında cilde çok çabuk uyum sağlıyor. Bir dez avantajı var. O da en açık tonu bile bir süre sonra ciltte koyulaşabiliyor. Onun dışında başarılı bir ürün. Cilde uygulandığında kadifemsi bir doku oluşturuyor. Çabuk dağılması ve cildin çok çabuk uyum sağlaması gün boyu makyajın sabit kalmasını sağlıyor. Fakat cildinize dokunduğunuzda biraz elinize fondöten bulaşabiliyor. Bunu da önce transparan pudra ile sabitlemeniz en iyi yöntem olacaktır. Makyaj sonrasında sabitleyici sprey ile de kullanılabilir. Bu föndötenin şuanda 4 rengi var ve ben karşılaştırma yaparken Dermacol ürünüme en yakın olan 101 numarayı tercih ederek kullandım.


Peki bu iki ürün arasında farklar neler bakalım ;



Dermacol daha yoğun bir kıvamda. İyice cilde yaymanız ve yedirmeniz gerekiyor. Mutlaka öncesinde cilt yağı kullanarak makyaja başlamanız daha iyi sonuç alınmasını sağlayacaktır. Gabrini Derma Makeup ise daha sıvı bir formda olduğundan sürümü çok daha kolay. Cilde hemen uyum sağlıyor.

Dermacol kapatıcılık daha fazla Gabrini Derma Makeup ürününde ise bir tık kapatıcılık daha az diyebilirim. Fakat yine de Gabrini Derma Makeup günlük makyajda daha iyi sonuç alınabilecek bir ürün.

Dermacol fazla kullanıldığında ciltte kalıp gibi duruyor ve iyice yedirilerek kapatıcılığının alınması gerekiyor. Fakat Gabrini Derma Makeup ise daha kolay kullanım sağladığında ciltte kalıp bir görüntü yapmıyor.

Dermacol yoğun yapıdan dolayı ciltte belli olan bir yapıya sahip. Gabrini Derma Makeup ise cilde tam oturan yapıda. Tek sorun ciltte bir süre sonra tonu koyulaşıyor. Bu yüzden her zaman bir ton açığını tercih ederseniz muhteşem bir ürün.

Dermacol daha çok dövme izlerini kapatmada etkili bir ürün. Gabrini Derma Makeup ürünü ise günlük makyajda cilt kusurlarını tamamen kapatacak bir ürün.

Dermacol gece makyajlarında ve özel günlerde kullanılacak en etkili kapatıcı özellikli fondöten. Gabrini Derma Makeup ise hem gece hem gündüz rahatlıkla kullanılacak bir ürün.


Aslına bakarsanız kullanmaya devam ettikçe her iki fondöten arasında da farklı etkilerin olduğunu görebiliyorsunuz. Cilt tonunuza uygun tonu bulduğunuzda her iki ürününde yeri gerçekten ayrı. Benim ilk izlenimlerim şimdilik bu kadar. Bakalım ilerleyen günlerde nasıl farklar ortaya çıkacak.

28 Mayıs 2018

Herşeyden Bir Tutam Zehra İle #zehraylayazamerhaba Etkinliği

Bu hafta sonu Koceali yolları göründü bana ve sevgili Herşeyden Bir Tutam blogunun sahibi Zehra' nın ilk kez düzenlemiş olduğu etkinliğe katıldım.  Yaza merhaba diyeceğimiz bu etkinliğimizde öncelikle yağmurun çok fazla azizliğine uğradık diyebilirim. Çok fazla yağmur yağdığından otogara geçişim biraz geç oldu tabiki. Yağmur çamur demeden neyseki etkinliğe gidebildim.Sevgili Zehra oldukça güzel hazırlanmıştı ve güler yüzlülüğü her zamanki gibi vardı. 

Bu etkinlik onun için çok önemli çünkü ilk kez etkinlik yapıyor ve karşılaşacağı birçok şeyden habersiz bir şekilde en iyi ağırlamaya çalıştı hepimizi. 
Mekanımız Kocaeli merkezde bulunan Hayal Atölyesi isimli bir yer. İçi oldukça güzel olan bu kafede eski jön ve güzellerin görselleri her yerde. küçük masalar ve moder sandalyeler ile oldukça şık ve enteresan bir havası var kafenin. Merkezde yer alması da gençler için oldukça kolay. 

Hayal Atölyesi duvarlarından Sadri Alışık' tan Münir Özküla kadar Türk sinemasının unutulmaz yüzleri yer alıyor. Şöyle eski filmlere gidiyorsunuz duvarlara baktığınızda. 
Neyse etkinliğimizde bizlere sponsor olan firmalarımıza ayrıca teşekkür edeceğim. Bunun yanı sıra sunuma gelen Mineaderm Yetkilisi ve Prozinc Yetkilisi olan arkadaşlarımız ürünleri hakkında bizlere bilgi verdi.. Prozinc zaten hali hazırda kullandığımız markalardan biri diğeri ise ilk kez deneyeceğim için şanslıyım. 


Yaza merhaba etkinliğimizde olan blogger arkadaşların çoğu ile zaten eskiden bu yana tanışıyoruz. Bir kaç yeni arkadaş ile de tanışmak oldukça keyif vericiydi. Bol bol sohbet etme imkanı bulduğumuz bir etkinliğimiz daha oldu diyebilirim. çünkü blogger etkinliklerinin çoğunda maalesef sohbet etme imkanımız olmuyordu ama son bir kaç etkinliğimizde bol bol sohbet ediyoruz. Etkinliğimiz boyunca Zehra sağolsun güler yüzünü hiç eksik etmedi. Etkinlik sonrası tek tek ayrılmaya başladık ve gün bitmişti. Tekrar farklı bir blogger etkinliğimizde görüşmek üzere diyelim öyleyse.

Zehracım ayrıca tüm emeklerine teşekkür ederim. Herşey oldukça güzel ve aşarılıydı. Emeğine yüreğine sağlık.


Etkinliğe Katılan Bloggerlar;

26 Mayıs 2018

Mozaik Hobi ile Mozaik Elmas Taş İşleme

Bu sefer hobi sever takipçilerim için önerebileceğim ve mutlaka herkesin denemesini isteyeceğim bir çalışmadan bahsetmek istiyorum. Oldukça keyifli ve bir o kadar da güzel olan bu elmas taş işleme sanatı bence herkesin bir kezde olsa denemesi gereken hobilerden biri. 
Mozik Hobi ile tesadüfen tanıştım. Ben hali hazırda sürekli el işlerine karşı zaten ilgisi olan biriyim. Sizler için farklı el işleri ararken karşılaştığım Mozaik Hobi ile Mozaik Elmas Taş İşleme sanatı çok ilgimi çekti. Bunun yanı sıra incelemeye başladığımda herşeyin tek bir hobi kutusunda yer alması da çok güzel bir şeydi. Çünkü ekstra malzemeye gerek duymadan hemen uygulamaya başlayacağınız çalışmalardan biri.

Mozaik Hobi sitesinde el sanatları ile ilgili birçok ürün bulunuyor. İlgi alanınıza göre tercih edeceğiniz hobi setini uygun fiyatlı bir şekilde temin edebilirsiniz. 
Sitede birbirinden farklı modeller ve çeşitli hobi ürünleri mevcut. Sitenin sahibi Hülya Hanım müşterilerinin soruları ile birebir ilgilenerek aslında diğer hobi satış sayfalarında görmediğimiz ilgi ve sabır ile cevaplıyor.

Benim tercih ettiğim model ilk kez deneyeceğim için bu güzel set oldu. Sarı çiçeklerin mozaik taş ile işlenmesi ve sonrasında tüm resme bakıldığında mozaik olan kısımların oldukça ilgi çekmesi çok güzel. 
Mozaik Hobi ile Mozaik Elmas Taş İşleme ise oldukça kolay. Çünkü kendi aparatı ile numaralandırılmış şekilde işleme yapıyorsunuz. hem görsel üzerinde hem de mozaik taşların paketi üzerinde numaraları yazıyor. Bu numaralar sayesinde oldukça kolay bir işlem oluyor. Yapışkanlı kumaş yüzeyine mozaik taşları aparat yardımı ile yapıştırma işlemi yapılıyor. Aparat yardımı ile taşların kumaş yüzeye yapışması için muma benzer yapıştırıcıdan aparat üzerine alınıp tek tek mozaik taşlar işlenmesi gereken numaralara yerleştiriliyor.

Mozaik işlemenin en keyifli yanı ise işlem tamamen bittiğinde taşlardaki parlaklık. En kısa süre içerisinde çerçeveletip asmayı planlıyorum.

Mozaikhobi.com web sitesinde yer alan diğer çeşitlere baktığımda ise yuvarlak, ve kare mozaik taş işleme mevcut. Benim işlediğim ise yuvarlak mozaik taş işlemesiydi. Kendi resminizi bile mozaik taş işleme yaptırabileceğiniz bu güzel hobi sayfasında mutlaka kendi hobinize göre bulabileceğiniz ürünler olabilir.

Uyguladığım mozaik taş işleme benim için farklı bir deneyim oldu. Bundan sonra el işlerimde mutlaka olması gereken işlerden biri. Çünkü yaparken gerçekten keyif verici. Stres atmayı sağlayan bu el işi için de Mozaik Hobi web sitesine teşekkür ederim. Gerçekten farklı hobileri uygulamak isteyenler için değişik bir deneyim olacaktır. Mozaik taş işleme nasıl yapılır bu konuyla ilgili de instagram hesabımdan videoma bakabilirsiniz. yapması keyifli ve bir o kadar bittiğinde güzel olan bu el işi herkesin mutlaka bir kezde olsa denemesi gereken el işlerinden biri. 

25 Mayıs 2018

Flormar Radiant Touch Concealer & Annagaspi BB Karşılaştırması

Bu aralar ürün karşılaştırmalarına takmış durumdayım. Cildim için en iyi ürünlerle yola devam etmeyi planlıyorum. Çünkü çok fazla ürünüm var ve her seferinde farklı ürünleri kullanmaktan hangisi benim için uygun bir türlü belirleyemiyorum. bu yüzden uzun süredir farklı zamanlarda kullandığım 2 ürünü karşılaştırmayı tercih ettim.

Flormar Radiant Touch Concealer ürünü ile ilgili burada bir inceleme yazısı yazmıştım. Fırça ile ile kolay uygulama yapılabiliyor. Basmalı bir ürün olduğundan kullanacağınız kadar basıp cilde uygulayıp fırça ile yedirebiliyorsunuz. Tabiki sonrasında tekrar sünger yardımı ile dağıtma işlemi yapabiliyorsunuz.
Flormar markasına ait birçok ürünü deneyen biri olarak bu üründen de sadece tek başına memnun kaldım. Bendeki rengi medium beige. 05 numara olan bu ürün hafif sıvı yapısı ile kolay sürüm sağlıyor. cilt tonuna anında uyum sağlayabiliyor. Ben genel olarak acil makyaj durumlarında kullanıyorum. Fakat şöyleki gece makyajında ya da daha özenli yapacağınız bir makyajda tavsiye edemem.Çünkü kapatıcılık çok fazla yok. Kapatıcıyı sabitleme işlemi yapmadığınızda terden dolayı bir süre sonra çizgilere doluyor ve bu görüntüde çok iyi olmuyor açıkçası.

Bu üründe en sevdiğim yön ise cilt tonumla çok çabuk uyum sağlaması. Dağıtması oldukça kolay. Kendi fırçasıyla bile rahatlıkla uygulanabiliyor. Bunun dışında ürün ambalaj olarak at çantaya çık. Bu ürünü genel olarak makyaja yeni başlayanlarda tavsiye edebilirim. Uzun süre kullanabiliyorsunuz. Seyreltmek istediğiniz kapatıcılar içerisine dahil edilerek de kullanılabilir. Kapatıcılığı biraz daha yoğun olsa sanırım vazgeçemeyeceğim uygun fiyatlı ürünlerden biri olacaktır.

Annagaspi BB ürününü çok uzun zamandır kullanıyorum. Özellikle göz altlarımda yorgun olduğum zamanlarda kapatıcılığı muhteşem. Tüm cildime uygulamak yerine sadece göz altlarında uygulama yapıyorum. Çünkü tonu benim cildime çok açık geliyor. Sadece göz altlarımdaki morlukları kapatmak için kullanıyorum. Beni için kapatıcılıkta çok iyi bir ürün diyebilirim. Flormar radiant touch concealer ürününe göre daha yoğun kıvamda. Çok az almanız bile yeterli oluyor üründen verim alabilmek için. Ayrıca ürün içerisinde hafif ışıltılı yapı da mevcut. Markanın denediğim tek ürünü olmasına rağmen gerçekten çok memnun kaldım. Annagaspi ayrıca 39 SPF koruma özelliği var.

İki ürün arasında fark birinin kapatıcılığının oldukça yüksek olması. Annagaspi kapatıcılık konusunda çok başarılı. Flormar radiant touch concealer ise kapatıcılıkta bir tık geri de kalıyor. Annagaspi bir Kore ürünü ve Kore ürünleri makyaj konusunda da oldukça başarılı ürünler. Her iki üründen de çok memnunum. Hatta Annagaspi ürünü bittiğinde nerden bulacağım bilmiyorum ama bitmesin diye de çok az miktarda kullanıyorum.
Karşılaştırdığım her iki ürünün yapısını çok seviyorum. Kullanımı çok kolay olduğundan benim için vazgeçilmezler arasındalar

24 Mayıs 2018

Lrouge Deo Sprey

Bir önceki yazımda Lrouge markasına ait vanilya, bal ve süt aromalı EDT parfümünden bahsetmiştim. Şimdide ter kokusunu önleyici spreyinden bahsetmek istiyorum. Ben çok fazla terleyen bir insan değilim. Yazın bile çok sık bir terleme sorunum olmaz. Birde koku konusunda hassas olduğumdan mutlaka gün içerisinde omuzlarıma doğru kafamı döndürüp koku varmı diye kontrol ederim. Neyseki çok fazla terleme sorunum olmadığından koku problemimde olmuyor. Birde yaz ve kış koltukaltı için kullandığım ürünler farklı. Yazın daha fresh ve daha kalıcı pudralı deodorantları tercih ederken kışın sadece rolon tercih edenlerdenim. 
Çok fazla ter sorunu olmayınca koku sorunu da olmadığından ter kokusunu önleyici ürünleri çok fazla tercih etmiyorum. Fakat son bir kaç aydır dikkat ettim ve sıcaklardan dolayı da kadınların özel günü yaklaşırken (yani bir hafta öncesinde diyeyim) terleme olmasa bile koltuk altında hafif bir koku meydana gelebiliyor. Bunu kendim bizzat takip ederek kendimde de bu sorunun başladığını  fark ettim. Normalde o özel günlerde kokunun daha fazla olması gerekirken bende tam tersi işliyordu. Ama neden oldu bilmiyorum bir kaç defa aynı sorunla karşılaştım.
Lrouge Deo Sprey ter kokusunu önleyici etkisi gerçekten başarılı. Birde kokusuna bayıldım. Sanki yıllardır aradığım bir parfüm varmışta ben bunu yıllar sonra ter kokusunu önleyici bir sprey deodorantta bulmuş gibiyim. 

İlk günden bu yana kullanmaya başladığım için gerçekten memnun olduğum ürünlerden biri. Doğal içerikli olduğundan cildime herhangi bir alerji yapmadı. Duş sonrası rolon yerine bu spreyi uyguluyorum. bu arada koku gerçekten uzun süre kalıcılığını yitirmiyor. Bununla beraber terleme olsa bile kendi kokusunu hala duyabiliyorsunuz.
Sprey formunda olması ürünü uygulama açısından oldukça basit. Dermatolojik olarak test edilen bir ürün olduğu için de herkes rahatlıkla kullanabilir. Ter kokusunun oluşmasını engelleyen bu sprey özellikle yaz aylarında toplu taşıma kullanacak olan kişiler için son derece kurtarıcı olacaktır. Ben normalde de çantamdan ayırmıyorum bu ürünü. Çünkü çok fazla hareket ettiğim günler oluyor ve bu günlerde terleme azda olsa görülebiliyor. Bu nedenle ter kokusunu engellemek için benim için acil durum spreyi gibi bir şey oldu. 
Ambalaj olarak da taşıması kolay ve fazla bir yer kaplamadığından çantaya at çık şeklinde kullanabilirsiniz. Lrouge Deo Sprey denediğinizde kokusundan vazgeçemeyeceğiniz bir ürün. İyiki bu ürünle tanıştım diyebiliyorum.



19 Mayıs 2018

Lrouge EDT Parfüm

Parfüm sevmeyen yoktur heralde. Benim için koku takıntı bir durum. özellikle cildime uygun parfüm seçiminde çok fazla zorlanıyorum. Bunun sebebi de cildim kuru bir yapıya sahip ve ister istemez parfüm kokusunu da pek fazla tutmuyor. Alerjik ciltlerin en büyük problemlerinden biri de cildin hemen reaksiyon göstermesidir. Ben çoğu kez kullandığım parfümlerde cildimin kabarık kaşınması ve sonrasında çok sorun yaşadığımı bilirim. Bu yüzden genel olarak doğal içerikli ve daha hafif kokusu olan parfümleri tercih ediyorum.
Lrouge ürünleri ile bu yıl ilk kez tanıştım. Önceden sıkça adını duymama rağmen bir türlü kullanma fırsatım olmamıştır. #lerzankaradanli23nisan4yasinda etkinliğinde sponsor firmalarımızdan biri olduğu için çok sevindim.

Lrouge EDT parfüm bal, süt ve vanilya aromalı. Kokusunu da gönderebilseydim keşke buralara. Tam istediğim ve yaz için uygun olabilecek kokulardan biri. Vanilya severler için vazgeçilmez olacağından eminim. Çünkü tende oldukça hoş bir koku bırakıyor. 
Bal ve süt içermesi de cildin alerjik reaksiyon vermesine engel oluyor. Ben bu parfümü ilk denediğimde korktum açıkçası. Çünkü her ne kadar doğal içerikli ürünler olsa da benim cildim oldukça hassas. hemen kızarıp pütür pütür oluyor. Bu nedenle ilk önce bileklerime daha sonra dirsek içlerime denedim. Biraz bekledikten sonra kulak arkasına sıktım. 
EDT olmasına rağmen kokusunun uzun süre kalması ve etkili bir koku olması çok hoşuma gitti. Markanın ürününü ilk kez denedim. Ayrıca ter önleyici spreyini de denedim ondan daha sonra bahsedeceğim.
Lrouge EDT parfüm Bal, süt ve vanilya özü içeriyor ve gerçekten kokusuna bayıldım. Hafif pudramsı kokusu ciltte çok hoş koku bırakıyor ve uzun süre koku aynı notada devam ediyor. Ben öyle kolay kolay parfüm beğenmem ama bu markanın ürünlerini de sevdim böylece. Yaz için koku arayanlar için ideal kokulardan biri olacaktır. 

18 Mayıs 2018

Acvit Kaş Kirpik Serumu

Bazı markaların çok fazla şişirilerek methedilmesine hiç anlam verememişimdir. Acvit markasının birkaç ürününü deneme fırsatım oldu. Yalnız maalesef bu markanın hiçbir ürününden olması gerektiği gibi memnun kalmadım. Benim için son derece itici ve vaadlerini yerine getirmeyen bir firma gibi geliyor. Birde üstüne ürünlerini denedikten sonra bu görüşüm biraz daha kesinleşmiş oldu. 
Uzun zamandır yazacağım bir türlü yazamadım. Acvit kaş kirpik serumu niye yapılmış bilmiyorum. Serum ambalajına bakıldığında dikkat çekici olabiliyor. Fakat sorun ürün içerisinde 30 güne bile yetecek kadar ürünün olmaması. 
Severek ve bir heyecanla başladım bu kaş kirpik serumuna. Ama maalesef sonuç hüsran oldu. Çünkü ürünün sabah akşam kullanılması gerekiyor ve sadece 3 günde ürün bitti. Fırçası aynı eyeliner fırçası şeklinde. İstesenizde bol bol sürüp uygulama yapamıyorsunuz. ben bu tarz ürün kullanımlarında gerçekten dikkatli olmaya özen gösteririm. 

Acvit kaş kirpik serumu diğer kaş kirpiklerinden farklı olarak ambalaj içerisine çok az miktarda ürün koymuş. Üstelik bu ürün fiyatı 69 ila 79 tl arasında internette satışta. peki bu ürünü piyasaya sürenler hiç düşünmediniz mi neden 3 günlük bir ürüne bu fiyatı biçersiniz? Gerçekten 3 günde kaş ve kirpiklerimin olağanüstü çıkabildiğini düşünmeniz mümkün değil tabiki. Ve bu firmanın farklı bir kaç ürününde de istemediğim bazı durumlar ile karşılaştım. 
Acvit markasının sadece reklam kanalı oldukça başarılı. Hem ünlüler dünyasından hem de bizim gibi blogger dünyasında çok övgü alan firmalardan biri. Fakat açık olacağım maalesef benim için sınıfta kalan firmalardan biri. Kolay kolay ürün beğenmemezlik etmem ama bu ürünün gerçekten 3 günde bitmiş olması sinir bozucu. Bunun yanı sıra ürün en az 40 gün kullanılması gerekiyor. Peki öyleyse neden 3 günlük ürün koyarsınız ambalajlara pek anlamış değilim. Ne yapalım bu da benim için kötü bir deneyim oldu. Serumu kullandığım 3 gün boyunca da kaş ve kirpiklerimde değişim olmadı. Bu markayı da yere göğe koyamamazlık etmeyin bence. Bir kez daha düşünmek gerek insanlara önerilerde bulunurken.

9 Mayıs 2018

Lilafix SeaColor Saç Boyası

Kuaföre gitmeyen biri olarak evde saç boyası yapma işlemini de kendim yapmak zorundayım. Saç ve cilt bakımını kendim yaptığım için de oldukça mutluyum. Çünkü ben kuaförde herkese kullanılan ürünleri kendim kullandığımda kaşıntı yaşayan biriyim. Dolayısıyla her işimi de kendim yapmak zorunda kalıyorum. 
Geçen haftalarda 23 nisan blogger etkinliğimizde bizlere hediye edilen Lilafix SeaColor Saç Boyasını denedim. Uzun süredir saçlarımı boyamıyordum. Saç boyası yapanlar bilir uzun süre boya yapılmadığında boyayı ilk sürdüğünüz andan itibaren saç derisinde tatlı bir kaşıntı olur. Eğer kaşırsanız saç derisi tahriş olur ve yanma başlar. Ben ilk defa bu boyayı denediğim için aslında en çok tereddütüm bundan yana oldu. Boyayı uyguladığımda saç derimin kaşınacağını düşündüm. Fakat böyle bir şey olmadı. Bu boyanın en mutlu olduğum yanlarından biri diyebilirim bunun için.

Lilafix SeaColor Saç Boyası kutusunun içerisinde 1 adet oksidan, 2 adet tüp boya ve boya sonrası uygulayacağınız saç bakım kremi bulunuyor. Uzun saçlar için 2 tüp boya yeterli oluyor. Kısa ya da omuz hizasında saçlarınız varsa tek tüp kullanmakta yeterli olacaktır. Benim saçlarım uzun olduğundan 2 tüp boyayıda kullanmak zorunda kaldım. hatta 1,5 tüp kullansaydımda yeterli olurdu. 
Boyaları oksidan içerisine sıkarak kendi tüpünde karıştırdım. Çalkalamanız yeterli oluyor. Ayrıca 2 tüp boyanın hepsini bir anda almıyor ama biraz boyayı kullandıktan sonra kalanı ilave ederek uygulama yapabilirsiniz.
Kirli saçta boyanın daha iyi tuttuğu söylenir. Fakat ben boya tecrübelerime dayanarak söyleyeyim hafif yağlanmış olan saçta uygulama yapmak daha iyi sonuç almanızı sağlar. 

Siyah boyadığım saçlarıma saç boyasını uygulamadan önce mutlaka alın ve boyun kısmına vazelin sürmenizi öneririm. Hatta kulaklara bile sürseniz iyi olur. Çünkü bulaşan boyadan daha sonra saçınızı yıkadığınızda aynı kömür madeninde çalışanlara dönebilirsiniz. Boyanın tamamını saçlarıma yedirdikten sonra 40 ya da 50 dakika gibi bir zaman streç film ile sararak bekledim. Daha sonra saçlarımı yıkarken iyice boyayı arındırdıktan sonra şampuanlama yaptım. ardından paket içerisinden çıkan saç bakım kremi ile saçlarımı yıkadım. Sonuç parlak ve çok güzel bir renk oldu. daha önce saçlarımı boyadığımda inanılmaz bir sertlik oluyordu. Bir kaç yıkamadan sonra saçlarımın yumuşaklığını hissedebiliyordum. Bu boyada öyle bir durum ile karşılamadım. Markanın diğer saç ürünlerini de kullanan biri olarak diğer ürünlerden de gayet memnunum. Bu yüzden bu marka ile tanıştığım için çok memnunum. Lilafix SeaColor Saç Boyası daha sonraki yıkamalarda da bir miktar akma yapıyor. Fakat önceki denediğim boyalar gibi saçımı yıpratmamış olması benim için gerçekten iyi bir sonuç. Şimdilik tüm ürünlerinden memnun olduğum markadan daha iyisini bulana kadar bu ürünlere devam :)

7 Mayıs 2018

Megallux Botanicals Care Bakım Kremi

Bazen çok methedilen ürünlerin tamamen fiyasko olduğunu birçok kez deneyimledim. Megallux Botanicals Care Bakım Kremi ' de onlardan biri oldu. Sosyal medyada sıkça görmeme rağmen merak ettiğim bir saç kremiydi. Neyseki deneme fırsatım oldu ve ben bu kadar kötü saç kremi kullandığımı hiç bilmiyorum. Defalarca şans vermeme rağmen saçlarım berbat oldu diyebilir. 
Ben saç ürünlerimi özellikle güzel ürünlerden yana tercih ediyorum. Saçımın yıpranmışlığını onarabilecek saç kremi ve saç losyonları tercih etmeye özen gösteriyorum. Çünkü saçımın boyaması, kesilmesi herşeyi bana ait. Yıllar var kuaföre gitmiyorum çünkü saçımın yapısını bildiğimden doğru bir şekilde bakım yaptığımda kuaförden daha iyi sonuç alabiliyorum.
Megallux Botanicals Care Bakım Kremi tüm saç tiplerine uygun olan saç kremini denemeye başlamıştım. Ondan öncesinde yine bitkisel içerikli ve silikon içermeyen farklı bir saç kremini hali hazırda kullanıyordum. Lavantanın saçlara olan etkisini de gayet iyi biliyorum. Bu saç kremini ilk kullandığımda saçların yumuşamasını bırakın saçlarım daha da sertleşti. Hatta şampuanımdan kaynaklı mı acaba diye ben ısrarla saç kremine bahane bulmamaya çalıştım. Fakat 10 gün boyunca saçlarımı 5 kez yıkama rağmen ve bu saç kremi özellikle kullanıp bakmama rağmen saçlarımda acayip bir kuruluk meydana geldi. 
Normal saç kremini saçlarımıza uyguladığımızda daha yıkarken bile yumuşadığını farkederiz. Kaygan bir yapı olur. Megallux Botanicals Care Bakım Kremini uyguladığımda böyle birşey olmadı maalesef. Ve merak ettiğim her dakikaya da yazık olmuş oldu. 

Saçlarımda yarattığı sertliği ve kuruluğu sosyal medyadan firmaya ulaştırdığımda ise saçlarınıza yetersiz gelmiştir şeklinde bir yanıtla karşılaştım. Hatta silikon içermediği için yapmış olabilir dediler. Ben 5 kez şans verdiğim bir saç kreminin bu kadar kötü olabileceğini hiç tahmin etmiyordum. Özellikle yere göğe koyulmayan bir marka olduğu için de merak ettiğimden denemek istemiştim. Saçlarımı yıkadıktan sonra saç yumuşatıcı spreyler kullanmak zorunda kalacaksam saç kreminin bir önemi yok demektir. 
Bitkisel içerikli olduğu için tercih ettiğim bu saç kremi benim yola devam edebileceği bir ürün değil. Şöyleki belki benim saçıma yaramamıştır diye düşünerek farklı saç kremlerini kullanmaya başladım. Çöp olan bu saç kremimim için üzgünüm. Firmanın bu konuda biraz daha hassas davranmasını beklerdim. Saç tipimi sormadan direk olarak saçınıza yeterli gelmemiştir demek çok mantıklı bir cevap olmadı. Saç kremi üzerinde tüm saç tipleri için yazıyor ama yinede ben şikayetimi ilettiğimde firmanın müşteri memnuniyetini önemseyerek cevap vermesini çok isterdim.
Saçınız yıpranmış ve bakım yapıyorsanız bu saç kremini kullanmanızı önermem. Hem ekstra kuruluk hem de saçlarda sertlik yapıyor. En iyisi eski saç kremime geri dönmek ve bir daha çok methedilen ürünlere iki kez düşünerek şans vermede fayda var. Aynı markaya ait birde şampuanım var. Elimdeki şampuan bitsin ona da bir şans vereceğim. Şampuandan da aynı benzer sonuçlar alırsam bir daha bu markayı kullanmamak için fikrim olacak. Bakalım şampuanı nasıl çıkacak?

3 Mayıs 2018

Medikoz Dr. DNA PDRN Whitening Mask

Geçtiğimiz hafta cilt bakımı yaparken henüz yeni keşfetmiş olduğum DNA maskesini denedim. Bu ürün tek kullanımlık maskeler şeklinde kağıt maskelerden ve 2 aşamalı uygulanan bir ürün. Ben kağıt maskeleri çok fazla zamanım olmadığında hızlı bir şekilde uygulamak için tercih edenlerdenim. Haftalık cilt bakım rutinimi de aksatmamak adına maskeyi uygula çık şekşinde uygulamayı seviyorum. Denediğim birçok kağıt maske arasında en çok memnun kaldığım Medikoz Dr. DNA PDRN Whitening Mask ürünü oldu. Normalde 150 dolar gibi bir fiyata satılan bu maskeyi beğenmemek elde değil.

Öncelikle cildime peeling işlemini uyguladıktan sonra maskeyi tüm cildime yerleştirdim. Ardından 20 dakika boyunca maskenin tamamının kurumasını bekledim. Daha sonra maskeyi çıkarttım ve nemli kalan bölgelere iyice yedirdikten sonra cildimi yıkadım. Açıkçası normalde bu kağıt maskelerde cildinizi durulamanıza gerek kalmıyor. Fakat ben biraz bu konuda titiz olduğumdan yıkamak zorunda kalıyorum. Çünkü cildimde yapış yapış bir hissin oluşması beni deli ediyor. 

Cildimi tamamen yıkadıktan sonra maskenin 2. aşamasında yer alan hyaluronic asit içeren kremini tüm cildime uyguladım. Hyaluronic asit cildin yenilenmesini ve nemlenmesini sağlayarak cildi yenileme işlemi yapıyor. Bu yüzden özellikle kuru ciltlerde mutlaka uygulanmasını tavsiye ederim.
Medikoz Dr. DNA PDRN Whitening Mask gerçekten tek uygulamada bile cildi yenileyen bir yapıya sahip. Benki kolay kolay ürün beğenmeyen biri olarak ve cildimin yapısından dolayı kuruluğundan şikayetçi olan biri olarak maskenin cildimde bırakmış olduğu etkiyi çok sevdim.
Abartmıyorum 2 gün boyunca cildimde yoğun bir nemlilik hissi yaşadım. Tabiki bunda hyaluronic asidinde etkisi vardı. Fakat maskeyi uyguladıktan sonra cildimdeki bebeksi yapı çok hoşuma gitti.
Bu ara cildimde çok fazla sorun yaşıyorum. Özellikle sivilcelenme çok fazla oldu. Bu yüzden sık sık cilt bakımı yapmaya özen gösteriyorum.
Kağıt maskeleri uygulamayı seviyorsanız ve mutlaka sonuç almak istiyorsanız bu maskeyi denemenizi tavsiye ederim. Uygulama sonrasında cildinizin yenilenmiş halini seveceğinizden eminim. Tek kullanımlık olduğu için hyaluronic asit içeren cilt bakım ürünlerime devam ediyorum. Ayrıca dermaroller uygulamamı haftada bir kez uyguluyorum. 2 aşamalı olan bu maskeyi de dermaroller uygulamasından önce uyguladım ve cildimin hyaluronic asiti daha fazla emmesi için dermaroller ile uygulama yaptım. Tavsiye edebileceğim ve kullanmanız gereken maskelerden biri diyebilirim.